Kuduz (Rabies)

Kuduz (Rabies)

Kuduz (rabies) hastalığını oluşturan etken ve özellikleri, hastalığın çıkış ve yayılışında etkili olan faktörler ve bulaşma şekilleri, oluşum tarzı, klinik ve otopsi bulguları, teşhis metotları, sağaltımını ve hastalıkla mücadele için yapılması gerekenler hakkında bilgiler.

Kuduz (rabies) bütün sıcakkanlı hayvanlarda ve insanlarda görülen akut seyirli, öldürücü viral bir hastalıktır. Tüm dünyada yaygın olmasına rağmen, bazı ülkelerde (lngiltere, lrlanda, Japonya, Avustralya) başarılı eradikasyon programlarına bağlı olarak hastalık görülmemektedir. Hastalık davranış değişiklikleri, hidrofobi, şuur kaybı ve felçler ile karakterizedir.

Kuduz (Rabies)
Kuduz (Rabies)

Etken rhabdovirüsler grubunun lyssavirus alt grubu içinde yer alan tek iplikçikli bir RNA virüstür. Bulaşma genellikle virüs bakımından zengin salya vasıtasıyla, kuduz bir hayvanın başka bir hayvanı veya insanı ısırması ile olmaktadır. Enfeksiyon bazen derin ve kirli yaralara enfekte salyanın bulaşması ile de meydana gelmektedir. Yarasaların yaşadığı mağaralarda hava yolu ile bulaşmanın mümkün olduğu bildirilmektedir. Teşhiste Seller’s boyama, histopatolojik muayene, hayvan deneyi ve floresan antikor tekniğinden yararlanılır. Kuduz bulaşıcı ve öldürücü viral bir hastalık olduğu için hasta hayvanların sağaltıma alınmayıp, resmi makamlara bildirilmesi zorunludur. Hayvanlarda koruyucu aşı olarak Semple ve Avianize kuduz aşıları kullanılmaktadır.

Etiyoloji

Etken rhabdoviruslar grubunun lyssavirus alt grubu içinde yer alan tek iplikçikli bir RNA virüstür. Morfolojik olarak mermi benzeri bir görünüme sahip olup 75×180 nm. büyüklüğünde ve zarflıdır. Serolojik olarak tek tiptir. Eter ve kloroforma duyarlıdır. Asit pH (pH 3.0 de 30 dakikada) ortamlarda inaktive olmaktadır. Yüksek ısılarda (70°C de birkaç dakikada, 56°C de 4-5 saatte) aktivasyonunu kaybetmektedir. Virüs  toprakta 0-8°C de 2 ay aktivitesini muhafaza eder. Soğuğa karşı çok dayanıklıdır. Otolize karşı dirençlidir. Hayvan kadavralarında virüs 90 gün kadar bulunabilmektedir. Sodalı su (%1-2), formol (%0.25) virusu süratle inaktive etmektedir.

Virüs deney hayvanlarında (fare, tavşan) kolayca üretilmektedir. Bazı suşlar embriyolu tavuk yumurtasında koriyoallontoik membran, allontoik boşluk ve yumurta sarısında ve doku kültürlerinde (tavuk embriyosu fibroblast kültürü) üretilebilmektedir. Virüs  inoküle edilmiş yumurtalarda embriyolar normale oranla daha küçüktür ve genellikle üreme sırasında embriyolar ölür. Doku kültürlerinde ise üreme sırasında CPE (sitopatolojik effekt) oluşturarak veya oluşturmaksızın ürer.

Patojen olan kuduz virüsü, sokak virüsü olarak isimlendirilir. Patojen sokak virüsünden tavşan beynine yapılan pasajlar ile elde edilen virüse fix virüs denir. Sokak virüsünün embriyolu tavuk yumurtası pasajları ile elde edilen şekline flury suşu adı verilmektedir.

Sokak virüsü ile fix virüsü arasında önemli farklar bulunmaktadır. Bunlar;

  1. Sokak virüsü bütün canlılar için, fix virüsü ise sadece tavşanlar için patojendir.
  2. . Sokak virüsünün inkübasyon süresi 60-80 gündür, fix virüsünün inkübasyon süresi 4-6 gündür.
  3. . Sokak virüsü salyada bulunur, fix virüsü bulunmaz.
  4. Sokak virüsü negri cisimciği oluşturur, fix virüsü oluşturmaz.

Epizootiyoloji

Virüse bütün sıcakkanlı hayvanlar ve insanlar duyarlıdır. Hayvanlar arasında duyarlılık bakımından farklar bulunmaktadır. Kuduz virüsü enfekte hayvanların salyaları ile saçılır. Köpeklerde ilk klinik belirtilerin görülmesinden 5 gün öncesine kadar salyada virüs bulunur. Ayrıca idrar, süt, gaita, trakeal balgam ve kanda virüs bulunabilir. Bulaşma genellikle virüs bakımından zengin salya vasıtasıyla, kuduz bir hayvanın başka bir hayvanı veya insanı ısırması ile olmaktadır. Enfeksiyon bazen derin ve kirli yaralara enfekte salyanın bulaşması ile de meydana gelebilmektedir. Ayrıca yarasaların yaşadığı mağaralarda hava yolu ile bulaşmanın mümkün olduğu bildirilmektedir. Enfeksiyon zincirinin taşıyıcıları olan köpek, kedi, vahşi kamivorlar (et yiyici hayvanlar) ve yarasalar (virüs, yarasaların tükürük bezlerinde hiçbir zarar vermeksizin bulunur) virüsün arakonakçılarıdır. Bu hayvanlar enfeksiyon siklusunda önemli rol oynarlar ve enfeksiyonun son konakçısı olan hayvanlara ve insanlara naklinde büyük değer taşırlar.

Patogenezis

Salyadaki virüs yaralı dokudan içeri girdikten sonra periler sinirler yolu ile merkezi sinir sistemine ulaşır (sentripedal nakil). Virüs burada üreyip çoğaldıktan sonra periler sinirler yolu ile tükürük bezlerine ve diğer organlara yayılır (sentrifugal nakil). Virüsün kan yolu ile yayılması ise henüz kesinlik kazanmamıştır.

Klinik ve Otopsi Bulguları

İnkübasyon süresi 14-90 gün arasında değişebilmektedir, ancak bazı vakalarda bu süre çok daha uzun (1 yıl) olabilir. Bu süre organizmaya giren virüs miktarına, ısırılma yerinin veya yaranın merkezi sinir sistemine uzaklığına, yaranın genişliği ve derinliğine göre değişir.

Köpeklerde kuduz klasik kuduz ve sakin kuduz olmak üzere iki formda görülür.

Klasik Kuduz: Bu formda 3 dönem görülür.

  • Sakin dönem (Prodromal dönem): Bu dönemde hayvanlarda davranış değişiklikleri, yabancı cisim yeme isteği, yutkunma zorluğu ve bazen ağızda salya akışı görülür. Pupillada miozis veya midriazis vardır, bazen pupillalarda asimetri dikkati çeker. Bu dönem 12-72 saat sürer.
  • Saldırgan dönem: Hayvanlarda gittikçe artan bir huzursuzluk ve sinirlilik mevcuttur. Işık ve sese karşı aşırı reaksiyon gösterirler. Hayvanlar en fazla bu dönemde tehlikelidir, çünkü ısırma isteği vardır. Farinks kaslarındaki spazmlardan dolayı yutma güçleşir, dolayısıyla hayvan salyasını yutamaz ve ağızdan bol miktarda salya gelir. Solunum derinleşmiş ve hızlanmıştır. Kaslarda koordinasyon bozukluğu ve konvulsiyonlar ortaya çıkar. Eğer hayvan konvulsiyonlar sırasında ölmez yaşamaya devam ederse felç dönemine girer. Bu dönem 3 gün sürer.
  • Felç dönemi (Paralitik dönem) : Saldırgan dönemin ileriki safhalarında hayvanda bitkinlik, alt çene kaslarının felcinden dolayı ağzını kapatamama, koordinasyon bozukluğu ve koma belirtileri görülür. Paralizis tüm vücuda yayılır, hayvan yattığı yerden kalkamaz ve ölür. Bu dönem 3-4 gün sürer.

Sakin Kuduz: Bu formda dönemler çok çabuk ve belirginleşmeden geçer. Saldırgan dönem görülmeden, hastalık birden sakin dönemden felç dönemine geçer. Bu formda hastalığın seyri 1-7 gün sürer ve ölüm meydana gelir. Ayrıca bu formlardan başka köpeklerde bir form daha görülür ki, bu forn kuduza “atipik kuduz” denir ve hayvanın hasta olup olmadığı anlaşılmaz.

Kedilerde Kuduz

Kedilerde klinik belirtiler köpeklerdekine benzerlik gösterir.

Koyun ve Keçilerde Kuduz

Bu tür hayvanlarda hastalığın sakin formuna genellikle pek rastlanmaz. Hastalığın başlangıcında hayvanlarda huzursuzluk ve amaçsız bir koşuşturma görülür. Koyunlarda seksüel isteğin artışı patognomoniktir. Hastalığın başlangıcından birkaç gün sonra oluşan paralitik dönemde salya akıntısı, durgunluk, parezi veya paralizi görülür. Hastalık belirtilerinin görülmesinden 2 veya en fazla 8 gün sonra ölüm meydana gelir.

Sığırlarda Kuduz

Hayvanlarda aşırı huzursuzluk, uzun süreli ve değişik aralıklarla devam eden kısık sesle böğürme belirtileri görülür. Böğürmenin tonu çok karakteristiktir ve tanı için tipik bir semptom olarak kabul edilmektedir. Böğürne hastalığın başlangıcında görülebileceği gibi ilerlemiş devrelerde de görülebilir. Hayvanlarda saldırma isteği vardır, yem yemezler, su içmek isterlerse de farinks felci nedeniyle suyu yutamazlar ve bunun sonucunda hidrofobi oluşur. Ağızlarından salya akar. Sancı belirtileri ve konstipasyon görülür. İleri derecede tenesmus oluşur. Hafif bir gürültü veya ses hayvanların birden irkilmesine ve saldırıya geçmesine neden olur. Hayvanlarda düşkünlük gözlenir. Hastalarda yavaş yavaş ilerleyen paralizi durumu genellikle ilk önce arka bacaklarda başlar, daha sonra hayvan hiç ayağa kalkamaz hale gelir. Hayvanlarda hırıltılı, zaman zaman kesintili bir solunum görülür ki, bu durum ölümün habercisidir. Ölüm genellikle 3-6 gün içinde meydana gelir.

Atlarda Kuduz

Isırılan hayvanlarda ilk klinik belirtiler, ısırılma yerinin çevresinde şiddetli bir kaşıntıyla başlar. Hasta atlar uyarımlara karşı şiddetli reaksiyon gösterirler. Hayvanlarda sancı vardır. Ağızlarından salya akar. Allotriofaji belirgindir. İleriki dönemlerde felç meydana gelir, hayvan yere yıkılır ve bitkinlik sonucunda ölür.

Kanatlılarda Kuduz

Kanatlılarda kuduza nadir olarak rastlanır. Hayvanlarda huzursuzluk ve ısırma isteği vardır.

İnsanlarda Kuduz

İnsanlarda inkübasyon süresi 2-16 hafta veya daha uzun olabilir. Ortalama süre 35 gündür. Klinik belirtiler halsizlik ile başlar, iştahsızlık, baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş görülür. Gözyaşı salgısı artar, pupillalar genişler, terleme ve tükürük salgısı çoğalır. Hastalar sudan korkarlar, kasılma nöbetleri geçirirler ve ölürler. Ölümden önce bazen felçler görülebilir. Kuduzda patolojik-anatomik bulgular fazla karakteristik değildir.

Teşhis

Hastalığın klinik ve otopsi bulgularına göre teşhisini koyarken sinir sistemi hastalıkları, beslenme ve metabolizma hastalıkları ve intoksikasyonlar göz önünde bulundurulmalıdır. Kesin teşhis laboratuvar incelemelerinden sonra konur. Kuduzun laboratuvar teşhisinde başlıca 4 metot uygulanır. Bu metotlar WHO (World Health Organization: Dünya Sağlık Örgütü)’nün önerdiği kuduz teşhis yöntemleridir.

  1. Seller’s boya yöntemi: Kuduz şüpheli beyinlerden yapılan değdirme preparatlar Seller’s boyası ile boyanır. Negri cisimciği görülmesi halinde çok kısa süre içinde kuduz teşhisi yapılmış olur.
  2. Histopatolojik muayene: Beyinden yapılan histopatolojik preparatlarda negri cisimcikleri aranır. Negri cisimciklerinin görülme oranı %90’dır. Negri cisimciğinin görülmesi halinde kesin kuduz teşhisi konur. Negri cisimciğinin görülmemesi hastalığın kuduz olmadığını ortaya koymaz. Negri cisimciklerinin bulunmadığı durumlarda hayvan deneyi yapılır.
  3. Hayvan deneyi: Beyinden süspansiyon hazırlanır ve inokulüm süt emen farelere (4-6 adet) beyin içi olarak 0.03 mi. miktarında inoküle edilir. Klinik belirtiler genellikle 6-15 gün içinde gelişir. Fareler klinik belirtilerin görülmesinden 1-2 gün sonra ölür. Eğer farelerde klinik belirtilerin ortaya çıkması ve ölüm bu süreler içinde meydana gelmezse, 28. güne kadar beklenir ve deney sona erdirilir. Ölen veya öldürülen hayvanların beyinlerinde negri cisimciği aranır. Erken teşhis amacıyla deneyde kullanılan farelerin bir kısmının beyinlerinde negri cisimcikleri inokülasyondan 5-6 gün sonra incelenebilir. Negri pozitif(+) ise hastalığın kuduz olduğu, negatif(-) ise hastalığın kuduz olmadığı kanısına varılır. Etik konusu ve  veteriner hekimlik mesleğinin öldürmek değil yaşatmak olmak sebebi ile  tavsiye edilmeyen yöntemdir.
  4. Floresan Antikor Tekniği (FAT): Bu teknik kısa sürede doğru teşhis imkanı sağladığından günümüzde en çok kullanılan ve en fazla tercih edilen yöntemdir. Bu metot ile direkt olarak antijen tespiti yapılır. Lam üzerinde hazırlanan preparatlar kuduz konjugatı ile birleştirilerek floresans mikroskopta incelenir.

Sağaltım ve Korunma

Kuduz bulaşıcı ve öldürücü viral bir hastalık olduğu için hasta hayvanların sağaltıma alınmayıp resmi makamlara bildirilmesi zorunludur. Kuduz veya kuduzdan kuşkulu bir hayvan tarafından ısırılmalarda uygulanacak sağaltım şu şekilde olmalıdır.

Isırık yarasının lokal sağaltımı

  • Isırık yaraları mümkün olduğu kadar süratli bir şekilde bol sabunlu, deterjanlı sıcak su ile yıkanmalı daha sonra alkol veya tentürdiyot ile dezenfekte edilmelidir. Derin, dar ve parçalanmış yaralar kesinlikle dikilmemeli, bandaja alınmamalıdır.

Isırılan insan ve hayvanların sağaltımı

  • Kuduz veya kuduzdan şüpheli bir hayvan tarafından ısırılan insanlara 14 gün süreyle derialtı yol ile ve günde bir kez olmak üzere sağaltıcı aşı uygulanır. Isırılma olaylarında hiç vakit geçirmeden (en çok 4 gün beklenebilir) aşıya başlanmalıdır. Isıran hayvan 10 gün gözlem altında tutulmalıdır. Gözlem altında tutulan hayvan on gün içinde klinik belirti göstermediği veya ölmediği takdirde aşılamaya son verilir. Eğer ölür ise sağaltım amacıyla aşılamaya devam edilir. Başa yakın ağır yaralanma olaylarında ve kuduz belirtisi kesin olan fakat hayvanın yakalanamadığı ağır ısırma olaylarında serum tedavisinden faydalanılır.
  • İnsanlarda kullanılan ve beyin dokusundan hazırlanmış aşılarla aşılanma olaylarında aşı sonrası yan etkiler görülebilmektedir. Bu nedenle son yıllarda beyin dokusu dışındaki dokulardan hazırlanan doku kültürü aşıları kullanılmaya başlanmıştır. Kuduz veya kuduzdan şüpheli bir hayvan tarafından ısırılmış et ve ot yiyici hayvanlara sağaltım amacıyla derialtı yol ile 20 cc bir doz olmak üzere 6 aşı (Semple kuduz aşısı) yapılır. 20 cc lik bir doz sabah ve akşam 10 cc olmak üzere tercihen 2 defa verilmelidir. Aşı boynun yan taraflarına, göğse yakın bir yere yapılmalıdır. Sağaltıma mümkün olduğu kadar erken başlanmış olmalıdır.

Hayvanlarda koruyucu amaçla kullanılan aşılar

a) Semple Kuduz Aşısı:

Aşı boynun yan taraflarına göğse yakın bir yerde derialtına yapılır. Sığırlara 20 cc, büyük köpeklere 10 cc, orta büyüklükteki köpeklere ve kedilere 5 cc enjekte edilir. Birinci aşılamadan 10-14 gün sonra aynı miktarda ikinci bir aşılama daha yapılır. Aşı 6 ay bağışıklık sağlar.

b) Avianize Kuduz Aşısı:

Aşı kalça adalesinin arka tarafına kas içi yapılır. Köpeklere 3 aylık olduktan sonra 3 cc (1 doz), kedilere 6 aylık olduktan sonra 1.5 cc (1/2 doz) enjekte edilir. Bir doz aşı 1 yıl bağışıklık sağlar. Ayrıca bu aşıların dışında, çeşitli firmalar tarafından üretilen ithal aşılarda kullanılmaktadır.

Twitter Facebook
468 ad